Bunca zamandır her hareketim saçma sapandı. Bir odada bir dakikadan fazla kalmak bile saçmaydı. Çünkü en güzel zamanlarımı o odada harcadım ve çoğu zaman onca hıçkırıkla. Şimdi düşündüğümde acılar hafiflemek yerine daha da artıyor. Üzülme geçer diyen herkesin aslında ne kadar da dünyadan bir haber olduklarını ben bu odada dökülen sıvaların altında öğrendim. Üzül çünkü her gün daha da kötü olacak deselerdi belki daha az gözyaşı sarfedilirdi düzelmeyecek şeyler uğruna; ancak illa ki sarfedilirdi bir şekilde. Hayatı hep en zor yoluyla yakalamakta yordu aslında.. En basitinden herkesin belli bir yaşta girdiği kapıdan girebilmek için abartısız soluk almadan çalışarak ilk adımı atmamdan,ardından vakitlice gireceğin kapıdan o vaktin üzerine bi 4 sene ekleyerek girmem; ve o 4 senenin hatalar, yanlışlar, üzüntüler zincirinden oluşması da yordu beni. Ben hep bu odada öğrendim geç kalmayı. Bu odada geçirdiğim bir dakika dahi yeterdi geç kalmam için 4 sene. Çünkü bu odanın soluğu yok ancak sesi va...